19 Kasım 2011 Cumartesi

Dikkatli ol Esad, sırada sen varsın: Esad’la nasıl başa çıkmalı?






Konuşmacılar: Husam Alkatlaby (Suriye Ulusal Konseyi üyesi), Omar Almuqdad (Suriyeli aktivist)
Moderatör: Mustafa Akyol (Star)

Mustafa Akyol:
v     Arapların Atatürk’ü çoktur. Tek partili hayatı uzun süre yaşamışlardır ancak Arapların demokrasiye geçişte Menderes’i yoktur.
v     Dünyaya bakışta anti-emparyalizm tek meseleniz olursa bunun üzerinden içerde kurulan dikta hareketlerini gözden kaçırırsınız.

Husam Alkatlaby:
v     Suriye biraz flu bir konu.
v     Tunus nasıl Mısır’ı etkilediyse bu süreçte; Mısır’ın tarihsel rolü, geçmişi, konumu ve durumu da bizleri etkiledi.
v     Suriye’de Daraa’da aşiretler yaşar. Daraa, Şam gibi büyük değildir. Aşiretler daha yakın ve daha bağlı bir yapı olduğundan orada başlayan eylemlere öldürerek tepki verilmesi aşiretleri birlik olmaya ve tepkinin doğmasına yol açtı. Tutuklamalar orada başladı. Ardından talepler dile getirildi ve devrim orada başladı.
v     Rejim en başta biraz nazik olup tavizler verebilirdi ancak protestoları vahşice bastırdılar, onlar böyle davranınca tepkiler dalga dalga diğer kentlere de yayıldı.

Omar Almuqdad:
v     Arap dünyasında yaşananlar bana göre tek bir amaç taşıyor ancak farklı koşullarda gerçekleşiyor.
v     Suriye’de 9 aydır barışçıl protestolar sürüyor. Bu Suriye’deki bir başkaldırı ve Suriyeliler tarafından yapılıyor.
v     Suriye’de 4 çocuk “İnsanlar Rejimin Değişmesini İstiyor!” yazınca devrim başladı.
v     Biz hep dış müdahaleden bahsediyoruz. Esad tanklarını insanları öldürmek için gönderirken, Suriyeliler destek bekliyor. Devrimimiz barışçıl bir devrim, 9 aydır sabırla barışçıl şekilde sürüyor. Bizim basınımız bunları asla yazamıyor.
v     İnsanlar hep “Esad giderse ne olacak?” diyor. İç savaş çıkar sanıyorlar. Bu cevabı bekliyorlar. Hayır. Ben ülkemin insanlarına güveniyorum. Rejimin Uluslararası Ceza Mahkemesinde sona erdiğini görmeden, Esad’ın yargılandığını görmeden vazgeçmeyeceğiz.
v     Ben 7 kere hapse girdim, ellerimi kırdılar yazıyorum diye, her tarafımı kırdılar. 99’dan beri rejime muhalifim. Üniversiteyi 1 yıl cezaevinde, 1 yıl dışarıda, 1 yıl cezaevinde, 1 yıl dışarıda okuyarak bitirebildim. Ben şu an Türkiye’de mülteciyim. Biliyorum, belki bugün yemek yerim, yarın yiyemem.
v     Bu kişilerin artık gitmesi şart, dünyadaki tüm dürüst kişilerin de yanımızda olması lazım.
v     Esad rejimi Suriye’de bitti. Yalnızca uluslar arası destekle yaşıyor.
v     Esad’la ilgili artık yalnızca “Dur!” demekten ötesini, somut adımları bekliyoruz.
v     Biz ABD’den para falan almıyoruz. Türkiye’deki dostlarımıza ihtiyacımız var. Suriye yanınızdaki ülke, biz kardeşiz, aynı gelenekteniz. O yüzden şu an Türkiye’de sürgünde tek yapabildiğim insanları bilgilendirmek. Türkiye’deki kardeşlerimizin bir şeyler yapacağından umutluyum.

Assaad Thebian Takreem (Sosyal medya danışmanı):
v     Omar’a katılmıyorum. İnsanlar yardım edecekse, insanlık için etmeli. Geçmiş bağlar vs. değil yardımda önemli olan insanlık olmalı.

Suriye’deki Kürtlerle ilgili gelen bir soru üzerine;

Husam Alkatlaby:
v     Kürt realitesini destekliyorum tabii ama Suriye’de Kürtler kendi aralarında bölünmüş durumda. Kürt partileri açık bir tutum sergilemiyor Esad rejimine karşı. Kürt partileri dr çerçeveden bakıyor ve yalnızca etnik çıkar peşindeler.
v     Kürtler Suriye’den ayrılmak isterse buna bir şey diyemem ancak şu an bir şey yapmıyorlar.
v     Suriye yönetimi Hamas, El Kaide ve Pkk kartlarını kullanmak istiyor.
v     Türkiye olası bir Suriye müdahalesini eğer muhaliflerle koordineli şekilde yapmazsa büyük sorun çıkar.

Khalid Abol Naga kürsüye gelerek kendisine Twitter üzerinden gelen bir fotoğrafı gösterdi. Fotoğraf Tahrir meydanından geliyor. Tahrir’de 1 milyona yakın bir kalabalık orduyu protesto ederken Suriyeli muhaliflere destek amaçlı dev bir Suriye bayrağı açmış.

Soru: Devrimin barışçı olduğu söylendi ancak rejimden ayrılan askerler operasyon yapıyor mu?

Omar Almuqdad:
v     Ordunun karşılıklı durumu kendi içlerinde gelişen bir problem ve kendini savunma şeklinde gerçekleşiyor. Bahsedilen durum ordunun içindeki bir durum ve karşılıklı gerçekleşiyor.

Bu noktada, Omar Almuqdad’ın Türkiye ile Suriye’nin ortak geçmişine atıf yaptığı konuşmasıyla alakalı olarak salondaki Suriyeliler ile karşılıklı bir tartışma oldu. Salondaki Suriyeliler Türkiye’nin askeri müdahalesine sıcak bakmazken, Osmanlı’nın Suriye’de işgalci olduğunu savundu.

Husam Alkatlaby:
v     Tarihe baktığımızda Türklerin tarihinde Osmanlı dönemi Türkler ile Müslümanlar bir’di şeklinde yer alırken, Araplar için bu durum bir işgaldi olarak bakılır.
v     Baktığımızda Endülüs de her ne kadar ekonomi ve kültürü geliştirse de bir işgaldi.
v     Osmanlı’nın Suriye’deki var oluşu da bir işgaldi.

Salondaki Suriyeliler arasındaki tartışmalar sürdü ve panelin bitişinde de devam etti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder